Benim yaşlarımda olan çoğu kişi eski milli bayramlarımızı nasıl kutladığımızı bilir. Ne güzel günlerdi. Bando sesleri bütün sokakları sarardı. Çocuklar, gençler gösteri kıyafetlerini giyerlerdi. Yalova, rengarenk olurdu. Veliler çocuklardan önce stadyumu doldurur, muhteşem bir kalabalık olurdu. Biz çocuklarsa, yağmur çamur demezdik. Hiç üşümezdik, ben bandocuydum iyi bilirim diğer okulların bando sesi duyulmasın diye son kuvvet çalardık bandoyu.
Şimdi bunlar bir hatıra oldu. O eski güzelim milli bayramlarımızdan bir eser kalmadı. Çocuklarımız o güzel duyguları ne yazık ki yaşayamıyorlar. Bunun nedeni de gerçekten öğrenmek çok istiyorum.
Ne oldu da o güzelim bayram kutlamalarımızdan şimdi eser yok?
Evet ufak tefek bir şeyler var ama, nerde bizim eski bayramlar.
Biz aslında ne kadar şanslı bir nesilmişiz. Şimdiki çocuklar o coşkuyu hiç bir zaman bilmeyecekler. Biz eski bayramlarımızı istiyoruz. Dünyada tek çocuk bayramına sahip ülkeyiz. Bu yüzden eskisi gibi coşkulu kutlamalıyız. Yine bağırmalıyız, sesimizin son çıktığı yerde Türk’üz, doğruyuz diye. Çünkü biz Atatürk’ün çocuklarıyız. Ve bizim çocuklarımızın da hakkı bu coşku dolu bayramları yaşamalarıdır.
Çocukluğumuzun belki de en güzel anılarıdır bayramlar. Öğretmenlerimiz, bizi büyük bir gururla sergilerdi. Bir 29 Ekim daha geldi ve biz de o heyecan kalmadı. Çünkü aylar önce başlardık çalışmaya.
Evet, dediğim gibi yine de ufak tefek bir şeyler var ama biz eskiler diyoruz ki nerde o eski milli bayramlar....