Programa; Yalova Valisi Dr. Hülya Kaya, Macaristan Ankara Büyükelçisi Viktor Mátis, Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Garnizon Komutanı Tuğamiral Mehmet Tahir Göncüoğlu, İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik, İl Jandarma Komutanı Albay Ercan Altın, Yalova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Cemil Demiryürek,  İl Genel Meclis Başkanı Hasan Soygüzel, protokol üyeleri, sanatçılar, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.

489016400 9490614467673064 2717960331283170952 N

Açılışta, kültürel mirasın korunması, Yalova’nın tarihî değerlerinin ön plana çıkarılması ve İbrahim Müteferrika’nın kâğıt üretimindeki öncü rolü öne çıkarıldı.

Whatsapp Image 2025 04 05 At 20.20.28 (1)
Macaristan Büyükelçisi Viktor Mátis:
“Sayın Valim, Sayın Belediye Başkanım, Komutanlarım, Sayın İl Kültür ve Turizm Müdürüm, Sayın Müze Müdürüm, Elbette Uluslararası Yalova Kâğıt Günleri organizasyon fikrini tebrik etmek istiyorum çünkü gerçekten önemli bir program başlangıcı ve bu da sonrasında büyüyeceğini yürekten ümit ediyorum ve biliyorum. Bu programda ‘Macaristan Türkiye Büyükelçisi ne yapıyor?’ diye soran eminim ki aranızdan vardır. Cevap çok basit: İbrahim Müteferrika, benim gibi bir Macar’dı. Tabii ki kendisini de biliyoruz. Kendisi yazdı ki: “Ben Macaristan’ın Kaloşvar şehrinde doğdum ve büyüdüm ve oradan Türk topraklarına geldim.” Türkiye ve Macaristan arasındaki günümüzdeki ilişkiler gerçekten çok iyi. Stratejik seviyededir, hatta geliştirilmiş bir stratejik seviyesindedir. Bunun da kapsamında 2024, yani geçen sene Türkiye-Macaristan Ortak Kültür Senesi idi ve bunun kapsamında 170 farklı kültür faaliyetini Türkiye’de gerçekleştirdik. 2025 ise Türkiye ve Macaristan arasındaki bilim ve inovasyon senesidir. Bunun kapsamında da TÜBİTAK ve Macar muhatabı gibi önderliğinde birçok program organize etmekteyiz. Ancak burada durmamamız gerek. Sayın Başbakanımızın talimatıyla, Türkiye ve Macaristan arasındaki tarihi ilişkilerimizi, var olan noktaları daha da güçlendirmemiz gerekiyor. Budan dolayı Macaristan’da Türkleri, Türkiye’de ise Macarların birleştirici rolünü, önemini daha da iyi tanıtmamız gerekiyor. Burada, İbrahim Müteferrika ile ilgili, biz Türkiye’deki ilgili bürokratlarla birlikte önemli bir görev üstleniyoruz. Bu görevi de uzun yıllardır yerine getirmeye çalışıyor olsak da, biz her eleştiriyi zamanı geldiğinde kabul ederiz. Bugün, yeterince yapamadık; ancak bunu değiştirmek istiyoruz. Bu nedenle de, İbrahim Müteferrika’nın İstanbul’da bulunan tarihi mezarına, bu tarihi ortak noktamızı belirleyen bir anma tabelası koymak istiyoruz. Bu sene içinde bunun için gerekli görüşmelere İstanbul makamlarıyla başladık. Ancak tabii ki İbrahim Müteferrika’nın hayatı hakkında ne kadar bilsek de, maalesef bu da yeterli değil. Şunu biliyoruz mesela: İstanbul’da bir evde elçiliği vardı. 17. yüzyılın ortasından, 18. yüzyılın başına kadar devam ediyordu. Buraya İbrahim Müteferrika birçok yere gitti. Ve Macarların bir millî kahramanı olan II. Ferenc Rákóczi’yle, bugün Tekirdağ Müzesi'nde de anlatıldığı gibi, şahsen tanıştığını hepimiz biliyoruz. Mesela, İstanbul’daki elçiliğine 'bugün Evde Saray olarak biliyoruz' küçücük bir yer aslında burası. İbrahim Müteferrika birçok yere gitmiş, hatta Rákóczi’nin maiyetindekilerle birlikte yıllarca tercümanlık yapmış. Çünkü o dönemde İstanbul’da kullanılan her türlü dil bilgisine sahip bir kişiydi İbrahim Müteferrika. Yalova’dayız. Peki ya Yalova’ya neler yapabiliriz? O çok eski resimde de gördüğünüz gibi zaman hızla geçiyor. Öbür yandan, o fotoğrafta benim sol tarafımda da Macaristan Millî Müzesi döneminin genel müdürü vardı. Kendisi sadece Türkiye’deki Macaristan’a ilgili müzeleri görmek için geldi ve buraya da kesinlikle uğramak istedi. Buradaki Kâğıt Müzesi’ni ilk günlerinde, ilk senelerinde ziyaret etti. Tabii ki orada da çok net bir şekilde anlaşıldı ki bu iş birliğine devam etmemiz gerekir. Aytekin Vural Bey'in burada gösterdiği yeni, benim için yeni olan resimler ve bilgiler beni çok heyecanlandırdı. Çünkü bundan sonra da bu konuda iş birliğimizin bir imkânı olduğunu, olacağını anladık. Ve buradan, benden önceki konuşmacıların güzel fikirlerini de bu kürsüden Macaristan olarak tamamen desteklemek istiyorum. İbrahim Müteferrika’nın eski kâğıt fabrikasını yeniden yapmayı ve Macaristan adına üzerimize ne düşüyorsa biz bunu sağlamak istiyoruz. Gerçekten çok güzel bir proje olacak. Bugünkü program ve bu hafta sonu sürecek olan program da çok güzel. Ben hepinize, Sayın Valim, Sayın Belediye Başkanım, İbrahim Müteferrika ve burayla tanıştıran Aytekin Vural Bey'e de çok teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bu hafta sonu için de başarılar dilerim.” Dedi.

Görme Engeline Rağmen Büyük Başarı: Serdar Karan’a "Üstün Başarı Ödülü" Görme Engeline Rağmen Büyük Başarı: Serdar Karan’a "Üstün Başarı Ödülü"

Whatsapp Image 2025 04 05 At 20.20.28 (2)
Vali Dr. Hülya Kaya, konuşmasında;
“Kıymetli Büyükelçim, Belediye Başkanım, Garnizon Komutanım, çok kıymetli protokolümüzün değerli üyeleri, belediye başkanlarım, il müdürlerim, kıymetli sanatçılar, kıymetli Yalovalılar; hepinizi öncelikle sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bugün, Uluslararası Yalova Kent Günleri sebebiyle bir araya gelmiş olmaktan da son derece mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Benden önceki konuşmacıların da ifade ettiği gibi aslında Yalova sadece turizm kenti değil, kültürüyle, tarihiyle çok önemli bir yer tutan, özgül ağırlığı çok yüksek olan bir ilimiz. Dolayısıyla biz de hem Valiliğimiz, hem Belediyemiz, hem de diğer sivil toplum kuruluşlarıyla beraber aslında bunun her defasında altını çizmek istiyoruz. Çünkü Yalova, aslında Roma dönemine dayanan, Bizans’tan gelen, Osmanlı’dan gelen çok kıymetli bir değere sahip. İşte biliyoruz, su altı kazılarından Roma dönemine kadar giden değerlere, tarihi varlıklara ulaştık. Özellikle Çobankale’de Osmanlı döneminin kuruluşuna ışık tutacak çok kıymetli eserlerin sahibi olduk. Rahmetli Halil İnalcık hocamızın da söylediği gibi aslında “Yalova, Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna ışık tutacak çok kıymetli bir yer.” Dolayısıyla bu yapmış olduğumuz bütün çalışmalar, aslında Yalova’nın marka değerinin artırılmasına, şehir olarak tanıtılmasına katkıda bulunmak içindir. Özellikle Uluslararası Yalova Kâğıt Günleri’nin bir festival tadında kutlanması ve buradan ortaya çıkan değer; özellikle İbrahim Müteferrika’nın kurmuş olduğu buradaki kâğıthanenin tüm dünyaya tanıtılması, tekrar gün yüzüne çıkartılması... 
İşte Büyükelçimizin de buradan müjdesini verdiği, yani bir an önce bunun eski hâline, eski yapısına tekrar döndürülmesi ve bunun üzerine kuracağımız stratejiyle beraber Yalova’nın tüm dünyaya tanıtılmış olmasından dolayı son derece mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Burada atmış olduğumuz adım, aslında bu sene her ne kadar çok küçük bir adım gibi görünse de, bu birliktelik, bu topluluğun çok önemli kararlar verme noktasında ciddi bir adım attığını görmekten de son derece mutluyum. Çünkü şu ana kadar böyle bir adım atılmamıştı belki; ama bundan sonra buradaki sanatçılarımızın daha da çeşitlenmesi, katılımlarının genişletilmesiyle birlikte aslında Yalova’daki bu değerin önce dünyaya, sonrasında da buradaki yapılacak gelişmelere de adım atmamıza vesile olacağını mutlulukla ifade etmek istiyorum. Özellikle İl Kültür ve Turizm Müdürümüze, bize destek olan Belediyemize, Özel İdaremize, bütün sivil toplum kuruluşlarımıza, bize destek veren, sponsor olan firmalarımıza ve özellikle de siz değerli sanatçılarımıza...
Bugün çok kıymetli workshoplar gerçekleştirilecek. Sizlere de çok teşekkür ediyorum. Yalova Kâğıt Günleri’nin ilimize, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Katılımlarınızdan dolayı da çok teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum.” Dedi.

Whatsapp Image 2025 04 05 At 20.20.28
Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel:
“Saygıdeğer Valim, Sayın Hazirun, Sayın Macaristan Büyük Elçimiz, hoş geldiniz. Önemli bir gün esasında, biraz önce otururken de Hasan Güzel'e anlatımlar varken tartıştık bazı şeyleri. Çok önemli bir noktaya değindi; tarihi nasıl elimizden kaçırdığımızı. Bizim gençliğimiz 20-30 yıl önce hepimizin gördüğü, gittiği, yanından geçtiği bir mekandı. Ben böyle tarihi bir özelliği olduğunu bilmiyordum açıkçası. Yani o yıllara çok yakın zamanda yapılmış bir yapı zannediyorum. Ama nedense nasıl bir duyarsızlıksa, elimizden gitmiş. Belki geçen yılın ortalarında, yine yaz aylarında Elmalık’ta olduğunu bildiğimiz için bu yıl değişti. Orada acaba yeniden bir yapılanma, inşa süreci yapabilir miyiz? Geri Kağıt Müzesi orada inşa edebilir miyiz? Diğer tartışmaları yaptık ama henüz bir adım atmamıştık. İyi ki de esasında atlamışız. Şimdi Yalova merkezde, eski değirmende olduğu ortaya çıktı. Gerçekten bundan sonra Valimizle beraber veya ilgili kurumlarla beraber, belediyemizde yeniden bu tarihi Kâğıthane’yi oluşturmak için belki bir müze, belki bir de konstrüksiyon çabası içerisinde olmalı. Bunu ilk önce hepimizin hep beraber atmamız gereken önemli bir adım olarak bugün konuştuk, tarihlendirelim. İkincisi, neden bu önemli? Çünkü şehirlerin ellerinde çok fazla tarihi, en azından bu bölgede bizim olduğumuz bölgede çok fazla tarihi mirasımız yok. Şimdi otururken de düşündüm, Yalova’da bir Hersek Camii veya Rüstem Paşa Camii olmasa, 1500 yıllarında yapılmış neyimiz var? Bir şey yok. Yakın tarihte bir Yürüyen Köşk olmasa, uluslararası anlamda büyük bir duruş, vurgu, çevreye dair Atatürk’ün bize mirası olan bir Yürüyen Köşk olmasa, kime nereyi göstereceğiz?
Sadece doğal güzelliklerimizi veya sosyal güncel mekanlarımızı göstereceğiz. Ama böylece Kâğıthane’yi yeniden canlandırabilmek, ziyaretçi çekmek veya gelenlerin gezme noktası olarak sunmak anlamında elimizde çok önemli, hem de sorumluluğumuz gereği çok önemli bir nokta geçer. Yürüyen Köşk gibi, Kağıthane gibi, belki Bonzai Müzesi gibi, belki tarihten daha önce bulacağımız, henüz bilmediğimiz veya bir kenarlarda kalan, yine yanlışlarımız sonucunda kaybettiğimiz noktaları tekrar çıkarıp canlandırmak lazım. Çünkü Yalova eğer gerçekten tarihi, kültürel noktalarını oluşturursa, mekanlarını oluşturursa; 3 büyük kentin ortasında olduğundan dolayı ciddi şekilde ziyaretçi çekebilecek potansiyele sahip bir lokasyonda bulunuyor. Bu anlamda tabii ki bir de şu var, yani Osmanlı’nın ilk kağıdı… Ne kadar esasında etkileyici bir hikayeydi. Şimdi verirlerken, demin canlandı burada. Filmi yapılabilir değil mi? Bununla ilgili kitaplar yazılabilir. O zaman kim bilir ne çabalarla… Aramızda sohbet ettik. Neden Yalova diye? Neden yapmadın İstanbul’da? Matbaa kurulunca, Kağıthane’de ve Yalova’da. Şimdi buradaki ormanlardan diye yorum yapıldı o zaman. Düşünsenize, işte padişaha bir diyelim ki ferman yazacak, bir not yazacak, Yalova’da üretilmiş kağıda yazılıyor. Ne kadar öncelikli bir durum, yani başka bir şehre nasip olmamış, yani Yalova’ya nasip olmuş. Bu çok önemli. Bu konu üzerinde bence bu çerçevede; yani hem tarihi boyut, hem turizme katkısı, hem şehrin yerel kültürünü hem de ülke kültürüne katkısı alanında geniş bir çerçeveden bakmak lazım. O yüzden bu çabayı çok gönülden, gerçekten daha önceki yıllardaki eksikliklerin de huzursuzluğunu hissederek, üzüntüsünü yaşayarak destekliyorum. Bundan sonra inşallah bu yıl birincisini yaptığımız etkinlik gerçekten geleneksel hale gelir. İçeriği, ölçek geçişler, işte belki o zamanı anlatan, işte oyunlarla, tiyatrolarla desteklenir. Çünkü şu başlık önemli bakın: “Kağıt ve kâğıda dair her şey.” Başka ülkelerde ve şehirlerde olmayan tarihlerin, olmayan ürünleriyle insanları oraya çekebilmek için neler yapılıyor? Ne festivaller yapılıyor, ne panayırlar düzenleniyor, etkinlikler düzenleniyor. Burada var elinizde. Ve kağıda dair her şey dediğinizde, neler üretebiliriz bundan? Düşünsenize; toplantılar, paneller, eğlence programları, şiirler, yarışmalar, filmler… Yani bunu gerçekten, yani kağıda dayandığımız, ilk Kâğıthane’nin de Yalova’da kurulması gerçeğine, tarihi gerçeğine, bu mirasa dayandığımız, müthiş bir kültürel atraksiyon süreci geliştirebiliriz hep beraber. Bugüne kadar bu konuda hizmet veren herkese yürekten teşekkür ederiz. Bugünkü İl Kültür Müdürlüğümüze, Sayın Valimizin bu konuyu tekrar gündeme getirmesi, böyle bir etkinlik düzenlemesi çok kıymetli. İlk burada Kağıt Müzesi’ni açan daha önceki belediye başkanı Yakup Koçal’ın bu duruşu çok önemli. Ve süreçte hep beraber bu konuda emek veren, Sayın Büyükelçimiz dahil, uzun yıllardır bizlerle beraber, emekleri çok değerli. Onlara emeklerinden dolayı ve şimdiki yöneticilere, belediyemiz, tabii ilgili personeline çok teşekkür ederim. Bugün bu konuyu hep beraber daha kudretli bir şekilde sarılacağız gün hissiyatıyla kutlayalım. Yalova’mıza hayırlı olsun inşallah. Dediğim gibi geleneksel yaşlandığımda da, Sayın Büyükelçi o yıllarda da burada olursa, yaşlandığımda da hep beraber çok daha geniş halde; işte biz ilk günde bunları hayal etmiştik, bak ne noktalara geldi, binlerce kişinin, on binlerce kişinin ziyaret ettiği bir etkinlik haline geldi. Bütün Türkiye’ye Yalova’yı şu kağıt tarihiyle beraber tanıyor diye anlatabileceğimiz bir noktada inşallah buluşmak üzere. Teşekkür ederiz.”

Whatsapp Image 2025 04 05 At 20.20.28 (5)
Program kapsamında, kâğıt yapımı atölyeleri, sergiler, sanatçı buluşmaları ve paneller düzenlenirken, etkinliğin 5-7 Nisan tarihlerinde çeşitli gösteri ve söyleşilerle devam etmesi bekleniyor.

Whatsapp Image 2025 04 05 At 20.20.28 (3)
Uluslararası Kâğıt Günleri, Yalova’nın tarihî Kâğıthane’sinin yeniden ayağa kaldırılması ve bu değerin uluslararası boyutta tanıtılması yönünde atılmış önemli bir adım olarak olduğu belirtildi.

Whatsapp Image 2025 04 05 At 20.20.28 (4)

Haber: Merve Yahşi