Geçen haftaki yazım da hayat pahalılığından bahsetmiştim. Bu haftada bu pahalılıkta en çok ezilen yalnız annelerden bahsetmek istiyorum.

Kreşler pahalı olduğu için çocuklarını bırakıp çalışmaları çok zor. Bırakacak kimseleri yoksa bu durum da bir gelirleri de yok. Peki bu kadınlar ne yapacaklar?

Günümüzde herkes herkese yabancılaştı. Kardeşin, kardeşe hayrı yok. Eskiden yardımlaşma, vefa vardı.

Şimdilerde ise birbirinden kaçıyor insanlar. Bu bahsettiğim yalnızlık küçük çocukları olan anneler kadar, büyük çocukları olan anneleri de ilgilendiriyor.

Hatta tek başına yalnız yaşayan kadınları da. Kırklı yaşlarda iş bulmak çok zor. Sigortası olmayan, emekli olamayacak kadınlarımız çoğunlukta.

Gerçekten ne olacak bu kadınların durumu?

Bu durumda olan kadınları düşünen var mı?

İş yok, para yok, sigorta yok, kimsesi yok ne yapacak bu kadınlar.

Gündelik ev işlerine gitseler saldırıya uğruyorlar. Bulaşıkçı olarak bir iş yerinde çalışsalar tacizlere uğruyorlar.

Bu kadınlar için iki yol var. Ya kötü yola düşecekler ya da istemedikleri erkeklerle evlilik yapacaklar. Televizyonlarda izlediğimiz, ayıpladığımız birçok kadın bunları maalesef çaresizlikten yapıyor.

Bu önemli sorunu bir çare bulunmalıdır. Yalnız kadınlara, sosyal haklar verilip güvence altına alınmaları sağlanmalıdır. Hayat pahalılığının tavan yaptığı bir zamanda, bu durumda kadınların ve varsa çocukları düşünülmelidir.

Kış geldi. Ayıplamayı, dışlamayı çok kolay yapıyoruz ama hiç kimse bir başkasının halinden anlamadığı bir dönem yaşıyoruz. Tabi burada en büyük iş devlete düşüyor.

İhtiyaç sahibi anneler ve çocuklar, devletin şefkatli kolları ve gözetimi altında olmalı. Temiz bir toplum için sağlıklı annelere ve onların baktıkları sağlıklı çocuklara sahip olmak için bu çok gerekli...